Dolar 45,5176
Euro 52,9944
Altın 6.644,89
BİST 14.367,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25 °C
Parçalı Bulutlu

Manşetleri süsleyen Dilan’dan ilk açıklama

11.05.2014
A+
A-

Da Vinci’s Demons dizisindeki cesur sahneleriyle Türkiye’yi salladı

Manşetleri süsleyen Dilan’dan ilk açıklama
Google news abone ol

O, İsveç doğumlu bir Türk kızı. FX’te yayınlanan “Da Vinci’s Demons” dizisindeki cesur sahneleriyle bir anda hem dünyayı hem de Türkiye’yi salladı. Peki Dilan Gwyn gerçekten kim? Türkiye’ye hiç geldi mi? Dizinin kadrosuna nasıl dahil oldu? “Hollywood’un keşfettiği Türk kızı” başlıklarıyla manşetten düşmeyen Gwyn, hakkında merak edilenleri D-Smart dergisine anlattı.

Henüz 27 yaşında ve ünü dünyaya ulaşmış bir oyuncu. Leonardo Da Vinci’nin hayatını anlatan “Da Vinci’s Demons” dizisinde gösterdiği performans, “Hollywood, Türk kızı Dilan’ı keşfetti” manşetleriyle yankı buldu. Hakkında konuşulan bir detay daha vardı. Türkiye’nin en önemli Kürt aydınlarından olan şair, gazeteci ve yazar Orhan Kotan’ın kızı olduğu yazıldı. Röportajdaki ilk soru da bu oldu…

* Orhan Kotan’ın babanız olduğu söyleniyor, doğru mu?

– Evet, doğru.

* Kısaca ailenizden bahseder misiniz?

– Babam ben çok küçükken vefat etti ama annem hâlâ İsveç’te yaşıyor. İki ablam var. Ailede sinema sektöründe çalışmayı tercih eden tek kişi benim.

* Siz de İsveç’te doğdunuz ve büyüdünüz. Peki hiç Türkiye’ye geldiniz mi?

– Türkiye’de birkaç yıl kaldım. Çok küçükken akrabalarımızı ziyarete gelmiştim. Teyzem İstanbul’da yaşadığı için onu da ziyarete geliyoruz. Geçen yıl birkaç ay İstanbul’da kaldım. İstanbul’u çok seviyorum. Mükemmel bir şehir! Tarihi ve kültürel zenginliği dışında enerji veren bir şehir.

* “Türk oyuncu Dilan Hollywood’da keşfedildi” haberleriyle yankılandı burası. Türk hayranlarınıza neler söylemek istersiniz?

– Destekleri için teşekkür ediyorum. Samimi olmak gerekirse Türkiye’den böyle bir tepki almayı beklemiyordum. Türkiye’deki Türk, Kürt, Ermeni ve Çerkez takipçilerimden mesajlar aldım. Tüm bu etnik grupları yanımda hissetmek beni çok şaşırttı.

* “Da Vinci’s Demons” dizisinde görünmenizle birlikte dünya çapında da tanındınız. Şöhret nasıl hissettiriyor?

– Henüz ünlü olduğumu söyleyemem. “Da Vinci’s Demons” gibi harika bir dizinin bir parçası olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum ve hedeflerim doğrultusunda ilerlemeye devam ediyorum. Bana sosyal medyada yazanlar dışında hayatımda hiçbir şey değişmedi. İnsanlar bana ulaşıp güzel yorumlar yaptığında gurur ve minnet duyuyorum.

* Dizinin kadrosuna nasıl katıldınız?

– Cast direktörüyle konuşmak için Londra’ya gittim ve deneme çekimi yaptık. Performansımı beğendiler. İki gün sonra tekrar deneme çekimine gittim, hatta dizinin yaratıcısı David Goyer oradaydı ve rolü aldım. Muhteşem bir andı.

* Öldürmeye çalıştığınız kaptan tarafından tecavüze uğradığınız sahneler, Twitter’da Trend Topic oldu. Çoğuna göre sahnenin bu kadar konuşulmasının sebebi çıplaklıktı. Sizce?

– Olabilir. Çıplaklığı tasvir ederken kötüye kullanıldığı açık bir gerçek ve Türkiye’de çıplaklık türüne ender rastlanan bir kavram. Kişisel olarak söyleyebilirim ki Yana karakterini çok sevdim. Tüm şartlar onun bir kurban olmadığını gösteriyor. Çok güçlü ve yürekli bir kız. Daha fazla meydan okuma gerçekleştirecek bir karakter olması daha fazla güçlüğü de beraberinde getiriyor. Bu karakter insanın en kötü deneyimlerini en eğlenceli şekilde canlandırıyor. Çünkü duygusal ve fiziksel olarak kendini ileri taşıman gerekiyor ve karakterin bu tür sahnelerinden sonra kendinizi tükenmiş hissedebilirsiniz.

* “Dracula Untold” adlı bir filmde rol aldınız. O filmden de bahsedebilir misiniz?

– Film, Kont Vlad’ın Drakula olmasından öncesini anlatıyor. Ben de 11 yaşındaki bir erkeğin mürebbiyesi rolündeyim.

* Türkiye’deki dizi veya filmlerde rol almak ister misiniz? Türkiye’den takip ettiğiniz oyuncu ve yönetmen var mı?

– Türk film sektöründe yer almayı isterim. Eğer bana heyecan veren bir proje ise hangi şehirde veya ülkede olduğumun bir önemi yok. Türk sinemacılardan Yılmaz Erdoğan ve Fatih Akın’ı takip ediyorum. Onlarla birlikte çalışmak benim için çok büyük bir şans olur.

* Sinemada veya televizyonda hedefiniz ne? Oyuncu veya yönetmen olarak kimlerle çalışmak istersiniz?

– Bir oyuncu olarak her zaman gelecekteki projeleri düşünürsünüz ve bu sürekli bir arayıştır. Favori oyuncum ise Michael Fassbender.

* İdolünüz var mı?

– Rol modelim Cate Blanchett. Bu kadar güçlü kadın karakterleri çabasız ama mükemmel şekilde canlandırmasına hayranım. Ayrıca Sandra Bullock da idolüm. Komedi ve dram türlerinde gösterdiği dengeli performansı beğeniyorum ve ayrıca kişisel hayatıma da ilham verdiğini söyleyebilirim.

* Boş zamanlarınızda ne yaparsınız?

– Zamanımın çoğunu nişanlım ve ailemle geçiriyorum.

* Sizi Amy Winehouse’a benzetiyorlar, katılıyor musunuz?

– Evet, biraz benziyorum. Onun gibi harika bir sesim olmasını da isterdim.

ETİKETLER:
MUSTAFA YAMANER
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.